Fotoğraf
Semazen Fotoğrafları Bursa Karabaş-ı Veli Dergahı 2009
by Yunus Ertürk on Eyl.17, 2009, under Fotoğraf
1550 yılında ölen Yakup Çelebi tarafından kurulmuştur.
Bu kişinin, Kur’an’ın okunma üslüplarını anlattığı Tecvid ilmine yönelik “Tecvid-i Karabaş” (Karabaş Tecvid’i) adlı bir kitabı bulunduğu için tekke Karabaş adını almıştır. Tekke, dikdörtgen bir alan üzerine Semahane ile aynı yapı tekniğinde yapılmıştır. Kubbe ve çevresindeki ahşap işçilik dönemin en güzel örneklerinden biri olmuştur.
Mülkiyeti Vakıflar Bölge Müdürlüğü’ne ait olan yapının toplam alanı 1720 m2′dir
Restorasyonu tamamlanan Karabaş-i Tekkesi temsil ettiği kültür ile özdeşleşen Mevlevi Kültürü’nün doyasıya yaşandığı bir mekan olarak hizmet vermektedir.
Haftanın her günü akşamı semah gösterileri yapılan kültür merkezinde, mekanın kültürümüzle bütünleştiği muhteşem ortamda sunulan ücretsiz çay keyfi ile dinleneceksiniz.
bursa tophane gece çekimi
by Yunus Ertürk on Ağu.28, 2009, under Fotoğraf

Bu hayalde uyur Bursa her gece,
Her şafak onunla uyanır, güler
Gümüş aydınlıkta serviler, güller
Serin hülyasıyla çeşmelerinin.
Başında sanki bir mucizenin,
Su sesi ve kanat şakırtısından
Billur bir âvize Bursada zaman.
Yeşil türbesini gezdik dün akşam,
Duyduk bir musiki gibi zamandan
Çinilere sinmiş Kuran sesini.
Fetih günlerinin saf neşesini
bursa|09
Yunus Ertürk|VisualArtS
Sakarya Kent Park 2009
by Yunus Ertürk on May.07, 2009, under Fotoğraf
Eski Zirai Donatım Kurumu Fabrikası arazisine inşa edilen Kent Park, 5 kilometrelik yürüyüş alanına sahip. 14 bin metre karelik alana sahip yapay gölet görevlilerin eşliğinde su kayağı ile gençlerin ilgi odağı haline gelmiş durumda. Tenis kortu ve kapalı yüzme havuzu inşaatının da sürdüğü parkta, ayrıca eğitim merkezi kurulacak
Oldu mu yok musun artık?
by Yunus Ertürk on Şub.08, 2009, under Fotoğraf
Artık bitti.
Biliyorum.
Kupkuruyum.
Donuğum.
Gülmüyorum.
Ağlamıyorum da.
Suskunum ve
Kanıyorum…
Yaram senin söylediğin gibi,
Bir bezle sarılacak kadar küçük değil.
Çok derin.
Kabuk bağlayıp, iyileşecek gibi değil.
Damlaları içinde beni boğabilecek kadar gaddar.Biliyorum,sen hiç kanamadın bile.
Bu yüzden bu esip tutmalar,
Kırıp dökmeler,
Rahat rahat gürlemeler…Şşş…Sus.Sessiz ol.
Bırak her bir damlayı özgür artık.Ve git buradan.
Kapıyı yine açık unut.
Yeniden gelebileceğini düşüneyim,izin ver.Korkma.
Artık bitti.
Biliyorum.
Uzaklara
by Yunus Ertürk on Şub.06, 2009, under Fotoğraf
A: …
B: Ona acıyorum.
A:Evet,durumu pek iyi değil.
B:Çok çırpındı.Çok bağırdı.
A:Ve çok düştü.
B:Çok kanadı ve
A:Ve ağladı.
B:Hayat bu kadar ıslak olmak zorunda mı?
A:Bunu söylerken sadece kendine bakıyorsun.Bak,orada senin dışındakilerin yüzlerine…
B:Ama onlar düşünmeden yaşıyorlar.Hayat onlar için çok basit.Formülize edilmiş bir yaşam denklemi onlarınki.Ya da işlemden geçen bir fabrika ürünü.Doğmak, büyümek,evlenmek,çocuk yapmak vs. Bütün bunlar çok sıradan.
A:Saçmalıyorsun.Sıradan olan sensin.Kendine bak,bir de onlara buradan.Ne bekliyorsun?Başı ve sonu belli olan bir şeyden bahsediyoruz.Doğum ve ölüm.İçini sen dolduruyorsun.
B:…
A:Bence onlar olağanüstü olanı yaşıyorlar.Küçük mutlulukları var onların.Evet belki pek çoğunun hayatı birbirine benzer görünüyor.Ama dikkatli bak.Her biri için ayrı anlamı var her şeyin.Aynı şeylere gülerken bile farklı yorumlayışları var hepsinin.Senin beklentilerin onlarınkilerin yanında gökdelen gibi.Bu yüzden onlar mutlu.Bu yüzden sen eziksin.Kendi diktiğin koca gökdelenin altında kaldın.
B:…
A:Sonuçta herkes gibi toprak olmayacak mısın?Geldiğin yere gideceksin.Ama sen sana verilen hayatın içine de ihtişamlı gökdelenin altında ezilerek geçireceksin.
B:Yeter!Duymak istemiyorum
A:Can çekişiyorsun orada.
B:Görüyorum.
A:O halde neden onu kurtarmıyorsun?
B:Ne yapılabilir?
A:Ya hep ya hiç politikası izleme.Mükemmel bir hayat istedin.Sınırlarını bazen kendin bile çizemedin.Bu yüzden pek çok sayıda hata yaptın.Hataların önceleri canını çok acıttı.Kendi değerlerini, olağanüstüyü yaşamak için yıktın.Görmek istemedin.Ve yavaş yavaş o değerleri unuttun.Hataların senin için seni sıradanlıktan kurtaran şeyler oldu ve kendilerini çekici kıldılar.Kopamadın onlardan.Şimdi orada bir uyuşturucu bağımlısı gibi acizsin.Kurtarılma ümitlerini yitirmişsin.Bitmiş,tükenmiş bir hayat seninki.Ama uyuşturucu bağımlılarını da kurtarıyorlar.
B:’Ordaki ben’ için yapılacak bir şey yok bence.
A:Yanılıyorsun.
B:Tek başına , görmüyor musun?
A:Gördüklerimi görmen için ayağa kalkmalısın.
B:Elimden tutacaklar mı?
A:Elini uzatmayı dene.
B:..
A:Artık ağlama.
B:Islak bir hayat istemiyorum.
A:Senin elinde.Hayat ve kumandası…Tuşları tanı.
B:Kendime uzaktan tekrar bakabilecek miyim?
A:Kendi fotoğraflarını çek.Her anın değerli olduğunu anlaman için kendine biraz zaman tanı önce.Her anını içinde fotoğraflaştır.Çektiğin tüm fotoğraflar yaşam ve ölüm arasını her zaman canlı tutacaktır.
Ve şimdi gülümse.Çekiyorum…
yazı: Gamze Akçay
model: Aykut Arslan







