Tag: kariyer
Sir Ken Robinson: Yeteneklerimizin Farkına Varmak
by Yunus Ertürk on Ara.15, 2010, under Genel
Sir Ken Robinson eğitim ve yaratıcılık konusunda dünyada adından sıkça bahsettiren bir insan. Bu konuşmasında yeteneklerimizin farkına varmak ve hayatımızı şekillendirme konusunda çok önemli noktalara değiniyor. Klasik eğitim sistemini fast food yemek servisine benzeterek kişinin yeteneklerini öldürdüğü konusunda ince noktalara parmak basıyor. Videoyu aşağıda türkçe altyazılı olarak izleyebilirsiniz ve mutlaka izlemelisiniz.
Yunus Ertürk | Uns | Yunus Ertürk @twitter | Yazı eklendiğinde mail ile haberdar ol
Steve McCurry ile Fotoğrafa Dair | +1T Günlüğü 29 Haziran
by Yunus Ertürk on Tem.03, 2010, under Blog, Genel
Ünlü Afgan kızının fotoğrafçısı Steve McCury ile çok değerli bir söyleşi gerçekleştirdik.
Steve McCurry kimdir?
Steve, günümüzün en iyi fotoğrafçıları arasında kabul edilen ve bu alanda bir çok ödüle sahip olan bir fotoğrafçı. İkon fotoğraf haline gelmiş olan Afgan kızı fotoğrafı kariyerindeki en önemli mihenk taşı. Afganistan’daki başarısı ile Robet Capa En iyi foto muhabirlik altın ödülünü kazanmıştır.
Afgan kızı fotoğrafının hikayesini birinci ağızdan dinlemek ve böylesine bir fotoğrafçının tecrübelerini dinlemek çok keyifli bir deneyimdi. Fotoğraf ile ilgili McCurry’nin üzerinde durduğu en önemli nokta, renklerden öte hikayenin etkileyiciliğiydi. Dünya üzerinde çeşitli ülkelere yaptığı gezilerinde çektiği fotoğrafları sunarak bunların hikayelerini bizlerle paylaştı. Afgan kızı da bu hikayelerinden sadece biri aslında fakat kariyerindeki yeri çok büyük. Buna da değinen Steve öldüğünde mezar taşına Afgan kızının fotoğrafını çeken kişi yazılmasından korktuğunu söyledi.
Steve’in nasıl fotoğrafçılığa başladığını merak edenler için; İlk olarak bir gazetede spor ve moda haberlerinin fotoğraflarını çekerken monotonlukta sıkılarak Hindistan’a gitmesiyle büyük yolculuk başlar..
İstanbul’un, fotoğrafçılar için çok özel bir şehir olduğunu ifade eden McCurry, daha önceki İstanbul ziyaretlerinde cami fotoğrafları çektiğini belirterek, ‘İstanbul, fotoğraflamak için seçilebilecek dünyanın en mükemmel şehirlerinden biri. Coğrafyası, denizi, mimarisi ile bence fotoğrafçılar için, dünyanın en ilgi çekici şehirlerinden biri. Bir dahaki İstanbul ziyaretimde daha kapsamlı bir konu ile İstanbul fotoğrafları çekmeyi isterim’ diye konuştu.
McCurry, en iyi olmak için fotoğraf sanatına sadece ilgi duymanın yetmeyeceğini, ‘fotoğrafçı olmak zorundayım’ diye hissetmek gerektiğini vurguladı. İyi bir fotoğrafçı olmanın gerekliliklerini sayan McCurry, işin zorluklarına dikkati çekti. McCurry, ‘Bu işi yapmak istemek yetmez. Fotoğrafçı olmak zorundayım diye hissetmek gerekir. Fotoğraf sanatıyla geçici bir bağ kurulmamalı. Tam olarak bu işe teslim olunmalı’ dedi.
McCurry, günümüzde fotoğraf sanatına ilgi duyanlar için de ‘Çok sıkı çalışmaya hazırlıklı olsunlar. Fotoğrafçılıkta kariyer edinmek istiyorlarsa rekabete ve zorluklara hazır olsunlar. Öncelikle fotoğraf tarihini öğrenmeye çalışsınlar. Birçok mükemmel fotoğrafçı ve çok sayıda ilginç fotoğraf var. Son 100 yıla damgasını vuran fotoğraflar var. Öncelikle bunları öğrensinler ve bu fotoğraflar üzerinde çalışsınlar’ tavsiyesinde bulundu. Çok sıkı çalışmanın bile ‘en iyi’ olmak için yetmeyeceğini ifade eden McCurry, çok çalışmayla iyi bir seviyeye gelineceğini fakat ‘en iyi’ olmak için ayrıca yeteneğe de ihtiyaç olduğunu bildirdi. Geçmiş ile bugünün fotoğrafçılığını da kıyaslayan McCurry, bugünün teknolojisinin geçmişe nazaran kullanımının çok daha basit ve kullanıcılar için daha avantajlı olduğunu vurguladı. McCurry, ‘Günümüzdeki fotoğraf makineleri, olabilenin en iyisi. Teknoloji mükemmel bir şekilde kendini yeniliyor. Dijital fotoğraf makineleri, filmli makinelere kıyasla çok daha üstün. Dijital makineyle, bugüne kadar olabilenin çok daha mükemmelini elde etmek mümkün. Bunlar yeni jenerasyon için de büyük bir avantaj’ diye konuştu.
Mario Garcia ve Güncel Tasarım Trendleri | +1T Günlüğü 29 Haziran
by Yunus Ertürk on Tem.02, 2010, under Blog, Genel
5N1K1T gazeteciliğin temelinde yatan 5N1K’ya tasarımı da ekleyerek tasarımın gazetecilikteki ve de hayatımızdaki yerinin anlaşılmasına katkıda bulunan eşsiz bir etkinlik.
Salı günkü konuşmacılarımızdan biri Marcio Garia idi. Peki kimdir Marcio Garia?
Mario Garcia, Garcia Media’nın kurucusu ve başkanı olup 40 yıldır sektörde bulunan bir tasarım gurusudur. Aralarında The Wall Street gibi çok önemli gazetelerin bulunduğu 100′den fazla ülkede 550 gazeteye danışmanlık yapmaktadır.
Mario Garcia’nın konuşmasında değindiği önemli konulardan biri gazete ya
yınclığın gelecekteki yeri ve medyanın kaycağı alanlar. IPad’i bir devrim olarak gördüğünü açıklayarak aralık ayında 8 yeni firmanın tabletlerini piyasaya çıkartacağını söyledi bunların arasında Google, Adobe ve HP gibi devler bulunuyor.
Tabletler, tasarımda çok daha önem kazanacak
‘Çağdaş Gazete Tasarımı’ kitabımda da bahsettiğim 3 önemli prensip var:
1. Okunuşu kolay olmalı.
2. Bulunuşu kolay olmalı.
3. Çekici hale getirmelisiniz.Ipad ve diğer tabletlerde de bu uygulamayı kullanabilmemiz lazım. 27 Ocak 2010′da Ipad sunuldu, o gün şunu biliyordum ki; bu, yapacağımız şey için çok önemli. Eğer ben bir profesyonelsem bunu öğrenmem lazım: tabletler ortadan kalkmayacak. 27 Ocak 2010, gazetecilik tarihi için çok önemli bir tarihtir.
Genç tasarımcılara ufuk tutan Mario Garcia’nın önemli notlarından biri; “Fikirlerinizla asla evlenmeyin”.
Fikirlerinizle asla evlenmeyin.
Tasarımda dört adımı takip edin.
1. Özetleme.
2. Taslak.
3.Prototip oluşturma
4. UygulamaBrifing kısmı en önemlidir. Ne kadar çok bilgi toplarsanız, taslaklarınızı oluşturabilirsiniz. Ben tabletlerle taslak oluşturuyorum. Bence mutlaka parmaklarınızla, bilgisayar ekranında bu şekilde oynamanız lazım. Yeni, nesil taslak kısmını atlıyor. Bu düşünme sürecinde yardımcı olması için renkleri kullanıyorum. London Observer’a gittik ve oyun oynamaya başladık. Gazetenin ismini bir tarafa mı, diğer tarafa mı koyalım? Bize çok fazla özgürlükler tanıyordu, bu değişiklikler. Bunları kâğıda dökmeniz lazım. 40 yılda şunu öğrendim ki, fikirleriniz varsa, muhafazakâr olsanız bile bu şekilde oynamalar yapın. Size hayır, bunu yapamayın diyebilirler; ama siz egzersiz yaparsınız.
Taslakla iligili “Bir eser yarattım” diyebilirsiniz; ama size beş dakika sonra “Hayır, bunu beğenmedik. Eve git” diyebilirler. Fikirlerinizle evlenmeyin. Tasarımcının ilk reaksiyonu, “Bu editör niye beğenmiyor” oluyor. Ama bu doğru değil. Reddedilmiş olduğumu hissetseydim, intihar etmem gerekirdi. Çünkü her hafta size “Bu fikir iyi olmamış” diyeceklerdir. Ağlamak için sadece 24 saatiniz var. 25. saatinizde gülmeyi deneyin.
Sir Ken Robinson: Okullar yaratıcılığı öldürüyor | schools kill creativity
by Yunus Ertürk on Oca.14, 2010, under Genel
Sir Ken Robinson eğitim konusunda sözü geçen insanlardan…
Okulların yaratıcılığı öldürdüğünden bahsediyor…
Sir Ken Robinson, yaratıcılığı (baltalamaktan ziyade) besleyen bir eğitim sistemi yaratma ülküsünü eğlenceli ve son derece sürükleyici bir üslupla bizlerle paylaşıyor.
Videoyu aşağıda türkçe altyazılı olarak izleyebilirsiniz.
Yunus Ertürk | Uns | Yunus Ertürk @twitter | Yazı eklendiğinde mail ile haberdar ol
Steven Paul Jobs | Aç kal budala kal / Stay hungry stay foolish – Apple kurucusu
by Yunus Ertürk on Ara.02, 2007, under Blog
Steven Paul Jobs, Apple şirketinin kurucusu, tasarım harikası dediğimiz macintoshu bize sunan, başarıyı ve başarısızlığı en uç noktalarda yaşamış bir insan, yaşadıklarını çok iyi özümsemiş ve hayatımıza yön verebilecek şekilde bize sunuyor… Mutlaka izleyin…
Aç kal budala kal….


