Tag: istanbul
İstanbul Design Week İDW 2010 Fotoğrafları
by Yunus Ertürk on Eki.05, 2010, under Blog, Genel
İdw bu yıl mekan olarak Haliç’in iki kıyısını birbirine bağlayan Eski Galata Köprüsü’nü seçmiş.
İDW, tasarım ve şehir kavramlarını birleştirerek katılımcılara görsel bir şölen sunuyor…
Sergi, amaç olarak tüm dünyadaki sergilerin yanısıra Türkiye ve tasarım kültürünü tüm dünyaya tanıtmayı hedeflemiş olmalı.
Bir diğer amacı da İstanbul’u tasarım merkezi yapmak ve İstanbul’un Dünya şehirleriyle ilişkisini geliştirmek…
Tasarımlar içinde en ilgimi çeken Dice Kayek koleksiyonu oldu sanırım…(Contrast İstanbul)
İstanbul’u modernizim ve oryantalizmle birlikte, tarihi vr modern kıyafetlere taşımış
(İstanbul’un zıtlıklarını yansıtan ve Kubbe, Kumru, Lokum ve Kaftan gibi isimler taşıyan çalışması).
Derya Köroğlu

istanbul design week 2010 yunuserturk.com

istanbul design week 2010 yunuserturk.com
u
Uluslararası tasarım dünyasının kaçırılmayacak randevusu 29 Eylül–03 Ekim 2010 tarihleri arasında Eski Galata Köprüsü’nde gerçekleşiyor. İstanbul Design Week 2010, Türk tasarımını dünyaya tanıtmayı hedefliyor!
Haliç’in iki kıyısını birbirine bağlayan Eski Galata Köprüsü “Tasarım” ve “Şehir” kavramlarının birleştiği bir tasarım objesi ya da sergileme alanı olarak kullanılarak, katılımcılar ve ziyaretçiler için eşsiz bir deneyim sunacak.
29 Eylül – 03 Ekim 2010 tarihleri arasında Eski Galata Köprüsü`nde gerçekleştirilecek olan İstanbul Design Week, uluslararası tasarımcılar ve yabancı medyanın ilgisiyle Türkiye ve tasarım kültürünü tüm dünyaya tanıtacak.
İstanbul’un Avrupa ve dünya şehirleriyle ilişkisini, gelişen tasarım kültürüyle de kurmayı amaçlayan bir etkinlik olarak İstanbul Design Week 2010, şehre farklı bir soluk kazandıracak “yeni tasarım merkezi” arayışına cevap verme amacında.
İstanbul’un gençlik enerjisi, dinamik kent kimliği, yaratıcılığı tetikleyen kültürel ve günlük yaşama dair sunduğu inanılmaz çeşitliliğini Türk tasarım kültürünü yansıtmaya araç olacaktır. Bu etkinlik, Avrupa’nın önemli kent projelerinden biri haline gelecektir.
DÜNYACA ÜNLÜ KONUŞMACILAR
Karim Rashid: Tasarladığı 3000’den fazla ürün, kazandığı 300’den fazla ödül ve 35’in üzerinde farklı ülkede çalışıyor olması ona efsanevi tasarımcı ünvanını kazandırıyor.
www.karimrashid.com<Massimilliano Fuksas: Starzburg’daki Zenith müzikholü, Çin’deki Bao uluslararası havalimanı, dünyanın çoğu yerindeki Armani mağazaları, Milano ticaret fuarı ve Roma’daki yeni kongre binası imzasını attığı projelerin en bilinenleri.
www.fuksas.itMichael Young: İngiltere’de doğdu ama HongKong’da yaşıyor. Ödüllü birçok tasarımı var. Bunlardan bazıları; Cityspeed bisiklet, Chivas için yaptığı bar ve bar ürünleri, Lacoste için yaptığı plastik tişört, Hong Kong’un en ünlü restoranıPissaro.
www.michael-young.comTom Tjaarda: Birçok büyük İtalyan araba üreticisiyle çalışmış olan Tjaarda’nın yapmış olduğu araba tasarımları içinde en ünlüleri; De Tamaso Pantera, Fiat 124 Spider, Chevrolet Corvette Rondine, Ferrari 330 GT, Mercedes 230 SL.
http://www.tom-tjaarda.net/
Mario Nanni: İtalya doğumlu ünlü aydınlatma tasarımcısının Milano Opera Binası’na yaptığı ve bir kütüphaneyi andıran ışık gösterisi hala hafızalarda.
www.marionanni.comRon Nabarro: Uluslararası Endüstriyel Tasarım Toplulukları (ICSD)’nın yönetim kurulunda olan Nabarro, şu an ICSID elçisi olarak görev almaktadır. Holon Akademi Teknoloji Enstitüsü- Tasarım Bölümü dekanlığı yapmıştır.
Sudhir Sharma: Elephant Design’ın eski CEO’su Sudhir Sharma, yeni şirketi INDI Design’ı gelecekte öncü bir konuma getirebilecek vizyonu için, Asya Girişim tarafından “Yılın Gelecek Vaad Eden Girişimcisi” ödülüne layık görüldü.
http://sudhirsharma.com
Eva Ziegler: Dünya çapındaki W otellerinin ve Le Méridien’in marka lideri. Ziegler, tecrübeleri sayesinde iltimaslı olarak kabul ediliyor. Uluslararası pazarda W otellerini ve Le Méridien markasını Kuzey Amerika’nın dışında da dünya piyasasına sunuyor.
Isao Hosoe: 1967’den beri Milano’da yaşayan Hosoe 1967 – 1974 arası Ponti-Fornaroli-Rosselli stüdyosuyla birlikte çalışmasının ardından 1985’de kendi ismini taşıyan “Isao Hosoe Design”ı kurdu.
http://www.isaohosoedesign.com/
SERGİLER
Ideas from Rotterdam
Lauren Ney shaping force
Helsinki Design
Kitchen Ecology
My Favourite Istanbul Sound & Sound Walk
Good 50×70
Design Spirit Istanbul
Human Cities FestivalPROGRAM
IDW’NIN AÇILIŞI
29 Eylül 10.00GOOD 50X70 WORKSHOP
29 Eylül 12.00IDW KONFERANSI TOM TJAARDA
29 Eylül 17.00IDW KONFERANSI GIOVANNI CECCARELLI
29 Eylül 18.00IDW KONFERANSI ISAO HOSOE
29 Eylül 19.00GOOD 50X70 WORKSHOP
30 Eylül12.00IDW KONFERANSI RON NABARRO
30 Eylül 17.00IDW KONFERANSI MASSIMILIANO FUKSAS
30 Eylül 19.00HUMAN CITIES DAVET ESKİ GALATA KÖPRÜSÜ
30 Eylül 21.00HUMAN CITIES BAŞLANGIÇ
1 Ekim 10.00GOOD 50X70 WORKSHOP
1 Ekim 12.00HUMAN CITIES BİTİŞ
1 Ekim 17.00IDW KONFERANSI EVA ZIEGLER
1 Ekim 19.00IDW KONFERANSI KARIM RASHID
1 Ekim 20.00HUMAN CITIES BAŞLANGIÇ
2 Ekim 10.00TAKSİ WORKSHOP JÜRİ TOPLANTISI
2 Ekim 10.00HUMAN CITIES BİTİŞ
2 Ekim 17.00IDW KONFERANSI LAURENT NEY
2 Ekim 18.00IDW KONFERANSI SUDHIR SHARMA
2 Ekim 19.00TAKSİ ÖDÜL TÖRENİ
3 Ekim 18.00KAPANIŞ PARTİSİ
3 Ekim 19.00.Bilet Fiyatları:
Tam:10 TL.
Öğrenci:5 TL.
İstanbul Design Week’te sıra dışı banklar sergileniyor
Akbank exi26 şubelerinin bulunduğu kampüsler için tasarlanan banklar, 29 Eylül-3 Ekim tarihleri arasında düzenlenen, İstanbul’un endüstriyel tasarım fuarı olan İstanbul Design Week kapsamında, eski Galata Köprüsü’nde sergilenecek.
İstanbul’un endüstriyel tasarım fuarı İstanbul Design Week, 5 gün boyunca İstanbul’da tasarım rüzgârı estirecek.
Organizasyonun en önemli kollarından biri olan Human Cities Festivali ise şehir tasarımı, kültürü ve İstanbul-Brüksel arasında şehirdeki insan-mekân etkileşimi konusunda bilgi alışverişini geliştirmeyi amaçlıyor. Eski Galata Köprüsü’nde gerçekleşecek söyleşiler, sergiler, enstalasyonlar ve halka açık organizasyonlar sayesinde katılımcılar, kamusal alanların tasarlanması üzerine düşünme fırsatı bulacak. İstanbul Design Week boyunca 29 Eylül- 3 Ekim’de gerçekleştirilecek Human Cities Festivali, Akbank gençlik bankacılığı exi26’nın 7 kampüste bulunan sıra dışı banklarına ev sahipliği yapacak.
Tüm Fotoğraflar
- istanbul design week 2010 yunuserturk.com
- istanbul design week 2010 yunuserturk.com
- istanbul design week 2010 yunuserturk.com
- istanbul design week 2010 yunuserturk.com
- istanbul design week 2010 yunuserturk.com
- istanbul design week 2010 yunuserturk.com
Fotoğraflar: Derya Köroğlu
Steve McCurry ile Fotoğrafa Dair | +1T Günlüğü 29 Haziran
by Yunus Ertürk on Tem.03, 2010, under Blog, Genel
Ünlü Afgan kızının fotoğrafçısı Steve McCury ile çok değerli bir söyleşi gerçekleştirdik.
Steve McCurry kimdir?
Steve, günümüzün en iyi fotoğrafçıları arasında kabul edilen ve bu alanda bir çok ödüle sahip olan bir fotoğrafçı. İkon fotoğraf haline gelmiş olan Afgan kızı fotoğrafı kariyerindeki en önemli mihenk taşı. Afganistan’daki başarısı ile Robet Capa En iyi foto muhabirlik altın ödülünü kazanmıştır.
Afgan kızı fotoğrafının hikayesini birinci ağızdan dinlemek ve böylesine bir fotoğrafçının tecrübelerini dinlemek çok keyifli bir deneyimdi. Fotoğraf ile ilgili McCurry’nin üzerinde durduğu en önemli nokta, renklerden öte hikayenin etkileyiciliğiydi. Dünya üzerinde çeşitli ülkelere yaptığı gezilerinde çektiği fotoğrafları sunarak bunların hikayelerini bizlerle paylaştı. Afgan kızı da bu hikayelerinden sadece biri aslında fakat kariyerindeki yeri çok büyük. Buna da değinen Steve öldüğünde mezar taşına Afgan kızının fotoğrafını çeken kişi yazılmasından korktuğunu söyledi.
Steve’in nasıl fotoğrafçılığa başladığını merak edenler için; İlk olarak bir gazetede spor ve moda haberlerinin fotoğraflarını çekerken monotonlukta sıkılarak Hindistan’a gitmesiyle büyük yolculuk başlar..
İstanbul’un, fotoğrafçılar için çok özel bir şehir olduğunu ifade eden McCurry, daha önceki İstanbul ziyaretlerinde cami fotoğrafları çektiğini belirterek, ‘İstanbul, fotoğraflamak için seçilebilecek dünyanın en mükemmel şehirlerinden biri. Coğrafyası, denizi, mimarisi ile bence fotoğrafçılar için, dünyanın en ilgi çekici şehirlerinden biri. Bir dahaki İstanbul ziyaretimde daha kapsamlı bir konu ile İstanbul fotoğrafları çekmeyi isterim’ diye konuştu.
McCurry, en iyi olmak için fotoğraf sanatına sadece ilgi duymanın yetmeyeceğini, ‘fotoğrafçı olmak zorundayım’ diye hissetmek gerektiğini vurguladı. İyi bir fotoğrafçı olmanın gerekliliklerini sayan McCurry, işin zorluklarına dikkati çekti. McCurry, ‘Bu işi yapmak istemek yetmez. Fotoğrafçı olmak zorundayım diye hissetmek gerekir. Fotoğraf sanatıyla geçici bir bağ kurulmamalı. Tam olarak bu işe teslim olunmalı’ dedi.
McCurry, günümüzde fotoğraf sanatına ilgi duyanlar için de ‘Çok sıkı çalışmaya hazırlıklı olsunlar. Fotoğrafçılıkta kariyer edinmek istiyorlarsa rekabete ve zorluklara hazır olsunlar. Öncelikle fotoğraf tarihini öğrenmeye çalışsınlar. Birçok mükemmel fotoğrafçı ve çok sayıda ilginç fotoğraf var. Son 100 yıla damgasını vuran fotoğraflar var. Öncelikle bunları öğrensinler ve bu fotoğraflar üzerinde çalışsınlar’ tavsiyesinde bulundu. Çok sıkı çalışmanın bile ‘en iyi’ olmak için yetmeyeceğini ifade eden McCurry, çok çalışmayla iyi bir seviyeye gelineceğini fakat ‘en iyi’ olmak için ayrıca yeteneğe de ihtiyaç olduğunu bildirdi. Geçmiş ile bugünün fotoğrafçılığını da kıyaslayan McCurry, bugünün teknolojisinin geçmişe nazaran kullanımının çok daha basit ve kullanıcılar için daha avantajlı olduğunu vurguladı. McCurry, ‘Günümüzdeki fotoğraf makineleri, olabilenin en iyisi. Teknoloji mükemmel bir şekilde kendini yeniliyor. Dijital fotoğraf makineleri, filmli makinelere kıyasla çok daha üstün. Dijital makineyle, bugüne kadar olabilenin çok daha mükemmelini elde etmek mümkün. Bunlar yeni jenerasyon için de büyük bir avantaj’ diye konuştu.
Mario Garcia ve Güncel Tasarım Trendleri | +1T Günlüğü 29 Haziran
by Yunus Ertürk on Tem.02, 2010, under Blog, Genel
5N1K1T gazeteciliğin temelinde yatan 5N1K’ya tasarımı da ekleyerek tasarımın gazetecilikteki ve de hayatımızdaki yerinin anlaşılmasına katkıda bulunan eşsiz bir etkinlik.
Salı günkü konuşmacılarımızdan biri Marcio Garia idi. Peki kimdir Marcio Garia?
Mario Garcia, Garcia Media’nın kurucusu ve başkanı olup 40 yıldır sektörde bulunan bir tasarım gurusudur. Aralarında The Wall Street gibi çok önemli gazetelerin bulunduğu 100′den fazla ülkede 550 gazeteye danışmanlık yapmaktadır.
Mario Garcia’nın konuşmasında değindiği önemli konulardan biri gazete ya
yınclığın gelecekteki yeri ve medyanın kaycağı alanlar. IPad’i bir devrim olarak gördüğünü açıklayarak aralık ayında 8 yeni firmanın tabletlerini piyasaya çıkartacağını söyledi bunların arasında Google, Adobe ve HP gibi devler bulunuyor.
Tabletler, tasarımda çok daha önem kazanacak
‘Çağdaş Gazete Tasarımı’ kitabımda da bahsettiğim 3 önemli prensip var:
1. Okunuşu kolay olmalı.
2. Bulunuşu kolay olmalı.
3. Çekici hale getirmelisiniz.Ipad ve diğer tabletlerde de bu uygulamayı kullanabilmemiz lazım. 27 Ocak 2010′da Ipad sunuldu, o gün şunu biliyordum ki; bu, yapacağımız şey için çok önemli. Eğer ben bir profesyonelsem bunu öğrenmem lazım: tabletler ortadan kalkmayacak. 27 Ocak 2010, gazetecilik tarihi için çok önemli bir tarihtir.
Genç tasarımcılara ufuk tutan Mario Garcia’nın önemli notlarından biri; “Fikirlerinizla asla evlenmeyin”.
Fikirlerinizle asla evlenmeyin.
Tasarımda dört adımı takip edin.
1. Özetleme.
2. Taslak.
3.Prototip oluşturma
4. UygulamaBrifing kısmı en önemlidir. Ne kadar çok bilgi toplarsanız, taslaklarınızı oluşturabilirsiniz. Ben tabletlerle taslak oluşturuyorum. Bence mutlaka parmaklarınızla, bilgisayar ekranında bu şekilde oynamanız lazım. Yeni, nesil taslak kısmını atlıyor. Bu düşünme sürecinde yardımcı olması için renkleri kullanıyorum. London Observer’a gittik ve oyun oynamaya başladık. Gazetenin ismini bir tarafa mı, diğer tarafa mı koyalım? Bize çok fazla özgürlükler tanıyordu, bu değişiklikler. Bunları kâğıda dökmeniz lazım. 40 yılda şunu öğrendim ki, fikirleriniz varsa, muhafazakâr olsanız bile bu şekilde oynamalar yapın. Size hayır, bunu yapamayın diyebilirler; ama siz egzersiz yaparsınız.
Taslakla iligili “Bir eser yarattım” diyebilirsiniz; ama size beş dakika sonra “Hayır, bunu beğenmedik. Eve git” diyebilirler. Fikirlerinizle evlenmeyin. Tasarımcının ilk reaksiyonu, “Bu editör niye beğenmiyor” oluyor. Ama bu doğru değil. Reddedilmiş olduğumu hissetseydim, intihar etmem gerekirdi. Çünkü her hafta size “Bu fikir iyi olmamış” diyeceklerdir. Ağlamak için sadece 24 saatiniz var. 25. saatinizde gülmeyi deneyin.





























































