TEDxReset 2013 İstanbul Nasıl Geçti Neler Oldu

TEDxReset 2013 İstanbul

2013 İstanbul

12-13 nisan’da mükemmel bir organizasyonu yaşadık. TEDxReset bu senenin konsepti “Kritik Kavşaklar” ile karşımızdaydı. Kritik kavşaklarda 2 gün beynimizi resetlemeye çalışarak geçti. TedxReset’e gelemeyenler bence çok şey kaçırdı. 2 gün kimlerden neleri dinledik, en özet haliyle yazmaya çalışacağım.

12 Nisan Cuma

Oturum 1 – Neler Oluyor

Ali Üstündağ’ın açılış konuşması ile başladı, nerelerden bu seviyelere gelindiğini, ne kadar çalışıldığını kısaca anlatarak yeri konuşmacılara bırakmaya başladı. Etkinlik için ne kadar çalıştığı ve ne kadar büyük bir heves ve istekle bunları yaptığını özellikle çıkan küçük aksaklıklarda daha iyi anladık :)

İlk konuşmacı olarak gazetecilik için karar zamanı diyen Banu Güven geldi. Gazetecilik üzerindeki baskıyı, işsiz kalan gazetecileri anlattı.

Ardından Ali Onat Türker ve Jesse Honsa sahnedeki yerini aldılar ve eğlenceli sunumlarıyla geleceğin şehrinin haritası adlı konuşmalarını gerçekleştirdiler.

Veysel Berk sahneye çıktığında ilk türkçe sunumunu yapacağını söyledi ve milyon dolara uzanan yolculuğunu anlattı. Yıllarca bir ufak laboratuvarda bilimsel deneylerle uğraşırken birden aklına gelen fikrin nasıl yeni bir kapı açtığını anlattı. En büyük payın oğlu Yunus’a ait olduğunu dinleyerek öğrendik.

Gizem Altın Nance sahneye geldi ve “Bir gün bir bisiklet aldım ve hayatım değişti” dedi. Hepimiz ne oldu da hayatı değişti acaba diye merak ederken anlattığı hikayesi benim bu 2 günde en çok etkilendiğim konuşmalardan biri olarak zihnimde yerini aldı. Sahip olduğu bütün mal varlığını satıp, istifa ederek yani bütün hayatını geride bırakarak çıktığı yolculuğu anlattı. “Çok iyi okullarda okudum, bana ayakları üstüde duran bir kadın olmam öğretildi çünkü benim kimseye ihtiyacım yoktu. Halbuki çölde bisikletle giderken bir bardak suya bile muhtaçsınız. Herkese ihtiyacınız var!”  . Artık Buğday Derneği‘nde iyi şeyler yapmak için, dünyayı daha iyi bir yer haline getirmek için çalışıyor.

Reformu Girişimi (ERG) koordinatörü Batuhan Aydagül değişik sunumu ile griyi neden sevdiğini anlattı. Eğitimin tek tipliliğini eleştirerek ‘Yaşamı siyah / beyaz kurgulayan eğitim sistemleri otoriteye biat etmeyi öğrenmiş vatandaşlar üretiyor.’ dedi. Yaptıkları çalışmalardan, hedeflerinden bahsetti, bizim de eğitim adına uğraşanlar var dememizi sağladı.

Oturum 2 – Hangi Kavşaklar

2. oturumda Cengiz Ultav çok kişi için son derece sıkıcı olacak konuları eğlenceli bir sunum ile takip edilebilir hale getirerek anlattı. Yeni dünyada girişim inovasyon sisteminden bahsetti.

Cengiz Ultav konuşmasını yapmaya başlamışken Boğaziçi Jazz Korosu bir süpriz yaparak salona girdi ve kulağımızın pasını sildi.

Kendini tekno şair olarak tanımlayan Daan Roosegaarde etkileyici konuşmasıyla beynimizin kıvrımlarını daha bir canlandırdı. Gelecek dünyayı anlattı, bakış açısını değiştirerek baktığında neler düşünebiliriz onu hissettirdi. Neden paramızı daha teknolojik arabalara harcarken, yolları teknolojik hale getirmiyoruz diyerek aydınlatıcı fikirlerini sundu.

Sabancı Üniversitesi Nanoteknoloji Uygulama ve Araştırma Merkezi Direktörü Volkan Özgüz’ün konuşmasında insan beyninden bahsetti ve güzel bir hedef koydu; “5 yıl içinde kedi beyninin, 10 yıl içinde insan beyninin haritasını çıkaracağız.”

Bu oturumun bence en iyi konuşması Bedia Ceylan Güzelce‘ye ait. Acılarınızı küçümsüyorum diyerek 80 sonrası nesil adına daha önceki nesile seslendi. Olsun diyerek mükemmel bir konuşma yaptı, 80 sonrası nesilin duygularını yansıttı. Nasıl yetiştirildiğimizi, neden apolitik olduğumuzu anlattı.

Bu oturumun son konulmasında Osman Ulagay sahneye çıktı ve Batı’nın modası geçti mi diye sordu. Kendi fikri olarak; “Bence Batı’nın modası geçmedi ama kusursuz bir yaşam modeli değil.” dedi.

123 müzik grubuyla cuma günü sona erdi, cumartesi günü olan oturumları da diğer yazımda yazmayı düşünüyorum. Aklınızda kalan önemli noktaları yorum olarak da paylaşarak yazıyı zenginleştirebilirsiniz.

 

Yunus Ertürk

Uzun süre kurumsal firmalarda web tasarımı ve dijital pazarlama üzerine çalıştıktan sonra aktif iş yaşantısını freelance olarak sürdürmekte. Dijital pazarlama, sosyal medya, görsel sanatlar seveni ve araştırmacısı. Twitter ya da facebook üzerinden ulaşabilirsiniz.

Kötü Sosyal Medya Yönetimi

4 Comments

  1. Müzik gruplarını hep es geçmişsinnnn :))

  2. Guzel analiz olmus. Farkli bakis acilari guzel oluyor. Ilgini cekecegini dusunuyorum http://tufanguven.blogspot.com/2013/04/ted-tedxreset-analiz.html

  3. Amaç nedir? Gençlerin içindeki enerjiyi bir yere yönlendirmek mi? Sadece ifade özgürlüğü mü?

Leave a Reply