Steve McCurry ile Fotoğrafa Dair | +1T Günlüğü 29 Haziran

Ünlü Afgan kızının fotoğrafçısı Steve McCury ile çok değerli bir söyleşi gerçekleştirdik.

kimdir?
Steve, günümüzün en iyi fotoğrafçıları arasında kabul edilen ve bu alanda bir çok ödüle sahip olan bir fotoğrafçı. İkon fotoğraf haline gelmiş olan Afgan kızı fotoğrafı kariyerindeki en önemli mihenk taşı. Afganistan’daki başarısı ile Robet Capa En iyi foto muhabirlik altın ödülünü kazanmıştır.

Afgan kızı fotoğrafının hikayesini birinci ağızdan dinlemek ve böylesine bir fotoğrafçının tecrübelerini dinlemek çok keyifli bir deneyimdi. Fotoğraf ile ilgili McCurry’nin üzerinde durduğu en önemli nokta, renklerden öte hikayenin etkileyiciliğiydi. Dünya üzerinde çeşitli ülkelere yaptığı gezilerinde çektiği fotoğrafları sunarak bunların hikayelerini bizlerle paylaştı. Afgan kızı da bu hikayelerinden sadece biri aslında fakat kariyerindeki yeri çok büyük. Buna da değinen Steve öldüğünde mezar taşına Afgan kızının fotoğrafını çeken kişi yazılmasından korktuğunu söyledi.

Steve’in nasıl fotoğrafçılığa başladığını merak edenler için; İlk olarak bir gazetede spor ve moda haberlerinin fotoğraflarını çekerken monotonlukta sıkılarak Hindistan’a gitmesiyle büyük yolculuk başlar..

İstanbul’un, için çok özel bir şehir olduğunu ifade eden McCurry, daha önceki İstanbul ziyaretlerinde cami fotoğrafları çektiğini belirterek, ‘İstanbul, fotoğraflamak için seçilebilecek dünyanın en mükemmel şehirlerinden biri. Coğrafyası, denizi, mimarisi ile bence için, dünyanın en ilgi çekici şehirlerinden biri. Bir dahaki İstanbul ziyaretimde daha kapsamlı bir konu ile İstanbul fotoğrafları çekmeyi isterim’ diye konuştu.

McCurry, en iyi olmak için fotoğraf sanatına sadece ilgi duymanın yetmeyeceğini, ‘fotoğrafçı olmak zorundayım’ diye hissetmek gerektiğini vurguladı. İyi bir fotoğrafçı olmanın gerekliliklerini sayan McCurry, işin zorluklarına dikkati çekti. McCurry, ‘Bu işi yapmak istemek yetmez. Fotoğrafçı olmak zorundayım diye hissetmek gerekir. Fotoğraf sanatıyla geçici bir bağ kurulmamalı. Tam olarak bu işe teslim olunmalı’ dedi.

McCurry, günümüzde fotoğraf sanatına ilgi duyanlar için de ‘Çok sıkı çalışmaya hazırlıklı olsunlar. Fotoğrafçılıkta edinmek istiyorlarsa rekabete ve zorluklara hazır olsunlar. Öncelikle fotoğraf tarihini öğrenmeye çalışsınlar. Birçok mükemmel fotoğrafçı ve çok sayıda ilginç fotoğraf var. Son 100 yıla damgasını vuran fotoğraflar var. Öncelikle bunları öğrensinler ve bu fotoğraflar üzerinde çalışsınlar’ tavsiyesinde bulundu. Çok sıkı çalışmanın bile ‘en iyi’ olmak için yetmeyeceğini ifade eden McCurry, çok çalışmayla iyi bir seviyeye gelineceğini fakat ‘en iyi’ olmak için ayrıca yeteneğe de ihtiyaç olduğunu bildirdi. Geçmiş ile bugünün fotoğrafçılığını da kıyaslayan McCurry, bugünün teknolojisinin geçmişe nazaran kullanımının çok daha basit ve kullanıcılar için daha avantajlı olduğunu vurguladı. McCurry, ‘Günümüzdeki fotoğraf makineleri, olabilenin en iyisi. Teknoloji mükemmel bir şekilde kendini yeniliyor. Dijital fotoğraf makineleri, filmli makinelere kıyasla çok daha üstün. Dijital makineyle, bugüne kadar olabilenin çok daha mükemmelini elde etmek mümkün. Bunlar yeni jenerasyon için de büyük bir avantaj’ diye konuştu.

Yunus Ertürk

Uzun süre kurumsal firmalarda web tasarımı ve dijital pazarlama üzerine çalıştıktan sonra aktif iş yaşantısını freelance olarak sürdürmekte. Dijital pazarlama, sosyal medya, görsel sanatlar seveni ve araştırmacısı. Twitter ya da facebook üzerinden ulaşabilirsiniz.

6 Comments

  1. umarım bir gün sen de fotografların ile ödül alırsın ve tecrübelerini yeni başlayanlara aktarırsın..
    ama Steve’in dediğin gibi öncelikle İstanbulu keşfetmeli ve değerlendirmelisin:)

  2. İlk dediğin inşallah olur: ) İstanbul konusunda Steve Bursa’ya gelmediğini belli etti : )

  3. Tamam dünyanın en güzel şehri İstanbul.

  4. evet haklısın ya :) en güzel şehri istanbul :D

  5. evet haklısın ya :) en güzel şehri istanbul :D

Leave a Reply