Uzaklara

A: …

B: Ona acıyorum.

A:Evet,durumu pek iyi değil.

B:Çok çırpındı.Çok bağırdı.

A:Ve çok düştü.

B:Çok kanadı ve

A:Ve ağladı.

B:Hayat bu kadar ıslak olmak zorunda mı?

A:Bunu söylerken sadece kendine bakıyorsun.Bak,orada senin dışındakilerin yüzlerine…

B:Ama onlar düşünmeden yaşıyorlar.Hayat onlar için çok basit.Formülize edilmiş bir yaşam denklemi onlarınki.Ya da işlemden geçen bir fabrika ürünü.Doğmak, büyümek,evlenmek,çocuk yapmak vs. Bütün bunlar çok sıradan.

A:Saçmalıyorsun.Sıradan olan sensin.Kendine bak,bir de onlara buradan.Ne bekliyorsun?Başı ve sonu belli olan bir şeyden bahsediyoruz.Doğum ve ölüm.İçini sen dolduruyorsun.

B:…

A:Bence onlar olağanüstü olanı yaşıyorlar.Küçük mutlulukları var onların.Evet belki pek çoğunun hayatı birbirine benzer görünüyor.Ama dikkatli bak.Her biri için ayrı anlamı var her şeyin.Aynı şeylere gülerken bile farklı yorumlayışları var hepsinin.Senin beklentilerin onlarınkilerin yanında gökdelen gibi.Bu yüzden onlar mutlu.Bu yüzden sen eziksin.Kendi diktiğin koca gökdelenin altında kaldın.

B:…

A:Sonuçta herkes gibi toprak olmayacak mısın?Geldiğin yere gideceksin.Ama sen sana verilen hayatın içine de ihtişamlı gökdelenin altında ezilerek geçireceksin.

B:Yeter!Duymak istemiyorum

A:Can çekişiyorsun orada.

B:Görüyorum.

A:O halde neden onu kurtarmıyorsun?

B:Ne yapılabilir?

A:Ya hep ya hiç politikası izleme.Mükemmel bir hayat istedin.Sınırlarını bazen kendin bile çizemedin.Bu yüzden pek çok sayıda hata yaptın.Hataların önceleri canını çok acıttı.Kendi değerlerini, olağanüstüyü yaşamak için yıktın.Görmek istemedin.Ve yavaş yavaş o değerleri unuttun.Hataların senin için seni sıradanlıktan kurtaran şeyler oldu ve kendilerini çekici kıldılar.Kopamadın onlardan.Şimdi orada bir uyuşturucu bağımlısı gibi acizsin.Kurtarılma ümitlerini yitirmişsin.Bitmiş,tükenmiş bir hayat seninki.Ama uyuşturucu bağımlılarını da kurtarıyorlar.

B:’Ordaki ben’ için yapılacak bir şey yok bence.

A:Yanılıyorsun.

B:Tek başına , görmüyor musun?

A:Gördüklerimi görmen için ayağa kalkmalısın.

B:Elimden tutacaklar mı?

A:Elini uzatmayı dene.

B:..

A:Artık ağlama.

B:Islak bir hayat istemiyorum.

A:Senin elinde.Hayat ve kumandası…Tuşları tanı.

B:Kendime uzaktan tekrar bakabilecek miyim?

A:Kendi fotoğraflarını çek.Her anın değerli olduğunu anlaman için kendine biraz zaman tanı önce.Her anını içinde fotoğraflaştır.Çektiğin tüm fotoğraflar yaşam ve ölüm arasını her zaman canlı tutacaktır.

Ve şimdi gülümse.Çekiyorum…

Yunus Ertürk | UnS Photography | 2009
: Gamze Akçay
model: Aykut Arslan

Yunus Ertürk

Uzun süre kurumsal firmalarda web tasarımı ve dijital pazarlama üzerine çalıştıktan sonra aktif iş yaşantısını freelance olarak sürdürmekte. Dijital pazarlama, sosyal medya, görsel sanatlar seveni ve araştırmacısı. Twitter ya da facebook üzerinden ulaşabilirsiniz.

Leave a Reply